BM uzmanları Türkiye’ye LGBT örgütlerine yönelik operasyonu sona erdirme çağrısı yaptı
Bağımsız BM uzmanları, 13 Ekim 2026’da Cenevre’de yaptıkları açıklamada Türkiye’deki yetkilileri LGBT örgütlerine ve insan hakları savunucularına yönelik “Ailem Güvende” operasyonunu sona erdirmeye çağırdı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği sitesinde yayımlanan ortak açıklamada, uzmanların değerlendirmesine göre ifade ve örgütlenme özgürlüğünü kısıtlayan cezai, idari ve mali tedbirler eleştirildi.
Uzmanların aktardığı bilgilere göre, 12 Eylül’den bu yana en az 44 insan hakları savunucusunun gözaltına alındığı veya tutuklandığı bildirildi. Açıklamada ev ve ofis aramaları, dijital cihazlara el konulması, LGBT kişilerin ve örgütlerin internet siteleri ile hesaplarının engellenmesi de ele alındı. Bu bilgiler, uzmanlara ulaşan bildirimler olarak sunuldu.
Açıklamanın yazarları, yalnızca meşru insan hakları çalışmaları nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin serbest bırakılmasını ve tutulan kişilerin avukata, ilaçlara ve sağlık hizmetlerine erişiminin sağlanmasını istedi. Açık bir hukuki dayanağı olmayan soruşturmaların sonlandırılması, hukuka uygun bir soruşturma için gerekli olduğu gösterilmeyen cihazların iadesi ve insan hakları standartlarına uymayan dijital kısıtlamaların kaldırılması da talep edildi.
Uzmanlar, uluslararası fon almanın Türk hukukunda izin verilen bir faaliyet olduğunu ve tek başına suç işlendiğinin kanıtı sayılamayacağını belirtti. Mali incelemeler sırasında bağışçıların kimliklerinin açıklandığına ilişkin haberlerden endişe duyduklarını; bunun mahremiyeti ihlal edebileceğini ve gelecekteki bağışları caydırabileceğini ifade ettiler.
Yetkililer operasyonu çocukların, ailenin ve kamu düzeninin korunmasıyla gerekçelendiriyor. Anadolu Ajansının 13 Eylül tarihli haberine göre Adalet Bakanı Akın Gürlek, 15 ilde 162 şüpheli, dokuz dernek ve 13 işletmeye yönelik adli işlem yapıldığını açıkladı. Gürlek soruşturmaları fuhşa aracılık, müstehcen içerik yayma ve çocukları bu içeriklere maruz bırakma iddialarıyla ve yurt dışından para transferlerinin incelenmesiyle ilişkilendirdi. Bunlar soruşturma makamlarının değerlendirmeleridir; mahkemece sabit görülmüş olgular değildir.
İnsan hakları örgütü Human Rights Watch, daha önce 12–14 Eylül’deki baskınların LGBT haklarını savunan yedi oluşum ile HIV’le yaşayan kişileri destekleyen iki örgütü hedef aldığını bildirmişti. Örgüt, aktivistlere yönelik işlemlere ve çevrimiçi kaynakların engellenmesine de karşı çıktı.
İmzacılar arasında cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı şiddet ve ayrımcılığa karşı koruma konusunda BM Bağımsız Uzmanı Graeme Reid de bulunuyor. Açıklamanın yazarları BM İnsan Hakları Konseyinin özel prosedürleri kapsamında bağımsız olarak görev yapıyor; değerlendirmeleri BM’nin bir bütün olarak görüşünü yansıtmak zorunda değil. Açıklamanın tam metnini 16 Ekim’de Erasing 76 Crimes da yayımladı.
Uránia daha önce operasyonun başlangıcını ve Türkiye’de LGBT kaynaklarına getirilen erişim engellerini, aralarında Kaos GL, Pembe Hayat ve SPoD’un site ve hesaplarının da bulunduğu örneklerle haberleştirmişti.


